Acılı bir kadının intikamı: Meiko Kaji - Flower of Carnage (Shura No Hana)

Kill Bill filmlerinin birincisinin finalinde Beatrix Kiddo, O'ren Ishii'yi öldürdüğünde fonda çalmaya başlayan şarkı işte budur

1973 yılında Japonya'da çevrilen Lady Snowblood filminin başrol oyuncusu Meiko Kaji aynı zamanda filmin soundtrack'ında yer alan Flower of Carnage (Katliam Çiçeği) adlı şarkıyı seslendiriyordu.

Kill Bill filmlerinin birincisinin finalinde Beatrix Kiddo, O'ren Ishii'yi öldürdüğünde fonda çalmaya başlayan şarkı işte budur.

Quentin Tarantino'nun Kill Bill ilhamını nerelerden almaya başladığına dair bir fikriniz oluşmaya başladı mı? Aferin size!

Bu gezegende son zamanlarda işlerin niçin yolunda gitmediğine dair kafa yoruyordum. Tam o sırada Meiko Kaji "Kadınlığımı fırlatıp attım aylar önce.." diye seslendi.

Şeker Kız Candy'den değil, hayatın kendisinden bahsediyoruz burada. Japonca şarkı duyunca illa romantik ve çocuksu hayallere kapılmayın yani!..

Kadın-erkek ilişkisi, tarihin en başından beri bir çelişkiler yumağı ve karşıtların birliğidir. Hatta diyebiliriz ki insan yaşamının gücü ve enerjisi, evvelden ezele sürüp giden bu çekişmeden kaynaklanır.

('İlişki' kelimesini 'çelişki' ve 'çekişme' kelimesini de 'karşıtların birliği' kavramıyla yanyana ve hatta eşanlamlı kullandığınız halde hala 'mantıklı laflar' ettiğinizi düşünüyorsanız sizi ayakta alkışlamak istiyorum; 'diyalektik' denilen kavramın sırrına ulaşma yolunda büyük aşama kaydettiğiniz için...)

Friedrich Engels'in Dialektik Der Natur (Doğanın Diyalektiği) adlı eserinde anlattığı şeylerin hiçbiri, hayatın yaratıcı dinamizmini ve dialektiğini göstermek açısından kadın-erkek ilişkisinin karmaşıklığı kadar güzel bir örnek oluşturamaz.
(Vaay be! Bu lafları ben mi ediyorum? Marxist teori geyik muhabbetine bu kadar mı güzel uyarlanır kardeşim? Kendimi de tebrik edeyim hazır yeri gelmişken...)

Rudyard Kipling'in "Doğu doğudur, batı da batı.. ve bu ikisi asla bir araya gelmeyecektir.." demesi gibi
(Orijinali: "East is East and West is West, and never the twain shall meet")
ben de "Erkek erkektir; kadın da kadın.. Ve bu ikisi asla birbirine dönüşmeyecektir.." diye lafımı koyarım arkadaş!

İşte tam bu noktada "Hadi oradan hokkabaz, abuk-sabuk konuşma! Senin dünyadan haberin yok. Artık erkekler efemine ve kırılgan (metroseksüel ve giderek homoseksüel) olurken kadınlar da saldırgan ve yıkıcı (denyo ve giderek lezbiyen) oluyorlar..." şeklinde itiraz belirtmeniz gerekiyor arkadaşlar!
(Sessiz oturmayın öyle.. En olmadık yerlerde saçmasapan yorumlar yapmayı biliyorsunuz ama?)

İnsan, kendi doğasına ve kimliğine yabancılaştığı ölçüde hayata ve insanlığa da yabancılaşır.

Kendine ve hayata yabancılaşmış bir sürü mutsuz insan (ki biz buna 'modern toplum' diyoruz) bugün Dünya gezegeninin çoğunluğunu oluşturuyor diye, sakın bunun normal ve sağlıklı bir şey olduğunu düşünmeyin!
(Veya isterseniz düşünün, bana ne? Siz kendi hayatınızı hale yola sokamıyorsanız, sizin yerinize bunu ben yapacak değilim ya?)

  Şin'deita asa ni
  Tomorai no
  Yuki ga huru

  Hagura inu no
  Touboe geta no
  Otokişimu

  İın nao mosa
  Mitsumete aruku
  Yami vo dakişimeru
  Janomeno kasa hitotsu

  Inoçi no miçi ho
  Yuku on'na
  Nami dava to'oni
  Sutemas-şiita

  Furimuita kava ni
  Toozakaru tabinohima

  İteta tsuru va
  Uhokasu
  Naita ame to kaze

  Kieta mizu mo ni
  Hotsure nami utsuşi
  Namida sae misenai
  Janomeno kasa hitotsu

  Urami no miçi ho
  Yuku on'na
  Kokoro va to'oni
  Sutemas-şiita

  Giri mo nasake mo
  Namida mo yume mo
  Kinou mo aşita mo
  Henno nai kotoba

  Urami no kava ni
  Mio yu dane
  Honma va to'oni
  Sutemas-şiita

  Acıdan kahrolan kar
  Ölü sabahın üstüne yağıyor...
  Bense Samanyolu'nun ağırlığı
  Omuzlarıma çökmüş vaziyette
  Karanlığa sarılan bir şemsiyeyle
  Hayat ve ölümün kenarında yürüyorum
  Gözyaşlarını aylar önce boşaltmış
bir kadınım ben!
  Bütün şefkat, gözyaşları ve hayaller..
  Karlı geceler ve yarının
  Artık bir anlamı kalmadı!
  Ben vücudumu
  İntikam ırmağına daldırdım
  Ve kadınlığımı fırlatıp attım aylar önce...
  Dünya bir hayal mi?
  ....bir illüzyon mu yoksa?"

diye bir intikam şarkısı seslendirmektedir Meiko Kaji...

İntikamını almak uğruna 'kadınlığını' fırlatıp atmış ve böylece 'hayatla' olan bağlantısını da kesin şekilde bitirmiştir. Kadın olmak yerine 'başka bir şeye' dönüşmüş olduğunun kendisi de farkındadır. İşte bu yüzden, intikamını alıp arzuladığı zaferi kazandığı anda bile kendisiyle barışık olamayacaktır. Bunu bilmekte ve bunun acısını çekmektedir...

Evet, Şeker Kız Candy'den değil, hayatın kendisinden bahsediyoruz burada.

Siz ne sanmıştınız ki?

1973 yılında Japonya'da çevrilen Lady Snowblood filminin başrol oyuncusu Meiko Kaji aynı zamanda filmin soundtrack'ında yer alan
Flower of Carnage (Katliam Çiçeği) adlı şarkıyı seslendiriyordu.
(Orijinal adı: Shura No Hana)

Kill Bill filmlerinin birincisinin finalinde Beatrix Kiddo, O'ren Ishii'yi öldürdüğünde fonda çalmaya başlayan şarkı işte budur.

Quentin Tarantino'nun Kill Bill ilhamını nerelerden almaya başladığına dair bir fikriniz oluşmaya başladı mı? Aferin size!

 

Video Galeri

This is where you need to be

INTERNET aleminin
EN KLAS radyosu

Çocukluk ve gençlik anılarınıza doğru nostaljik bir müzik yolculuğuna hazırlanın

http://radyonostaljininsesi.net

Nostalji / Yaşam