Chris de Burgh - The Traveller (1980) İngilizce sözleri ve Türkçe açıklaması

Chris de Burgh’un "Traveller" şarkısı, 1980 tarihli Eastern Wind albümünde yer alır. Konusu kovboylar devrinde geçmektedir. Gizemli bir yolcu kasabaya gelir ve bara girer. Eski bir davanın intikamını almak için geldiğini ve istediğini almadan gitmeyeceğini anlarız


In from the coast, riding like the wind and racing the moon,
Shadows on the road, dancing and a-weaving like a crazy fool.
A horseman is coming, death in his heart,for a rendezvous,
And where the traveller goes, nobody knows,
Where the traveller goes, nobody knows...

Sahil taraflarından, rüzgar gibi ata binerek ve adeta Ay’la yarışarak bir adam gelmektedir. Adamın ayışığından yola vuran gölgesi sanki çılgınca dans etmektedir. Gelen atlının kalbinde ölüm vardır ve bir randevuya yetişmektedir. Kimse bu yolcunun nereden gelip nereye gitmekte olduğunu bilmez.


A candle in the night, fear on every face when he goes inside,
"Maybe he’s on the run,"
Get back from the bar, a stranger in town is a dangerous sight,
"Maybe he’s got a gun,"
"Bring a bottle of whisky landlord, I want to talk for a while,"
And where the traveller goes, a cold wind blows,
Where the traveller goes, a cold wind blows

Tıpkı karanlıkta bir mum gibidir, o içeri girdiğinde yüzlerdeki korkuyu seçeriz. (Adam kaçak mıdır yoksa?) Hey, geri çekilin bardan, bilmiyor musunuz ki kasabada bir yabancı aslında tehlikeli bir manzaradır.

Adam barmenden bir şişe viski ister.. Konuşacağı şeyler vardır. Bu adamın gittiği yerde soğuk bir rüzgar esmektedir.


There is something in his eyes, something in his hands,
You can almost smell his revenge,
And whoever he is after, it will be disaster,
This man is gonna take him to the very end..

Adamın gözlerinde bir şeyler vardır, ellerinde bir şeyler.. Adamın intikamını adeta koklayabiliyorsun. Ve bu adam her kimin peşindeyse, sonu felaket olacak.. Bu adam onu en sonuna kadar götürecektir.


Well the landlord he trembled
Staring at a face he’d seen somewhere before,
"You laid him in the ground,"
Suddenly remembered a killing, yes a murder many years before,
"‘T was you that shot him down"

He said to a boy
Saddle me the black, I’ll meet you down below,
With this man I must talk, with this traveller I’ll go,
With this man I must talk, yes with him I must go

Barmen titremektedir, daha önce bir yerlerde görmüş olduğu yüze bakarken.
(Buradan da anlıyoruz ki, aslında bu adam daha önce buralarda görünmüştü – ah sen onu yere sermiştin.)

Barmende birden jeton düşer, evet.. uzun yıllar önce işlenen bir cinayet
(evet, sendin onu vuran)

Adamımız oradaki küçük bir çocuğa döner ve

"Bana siyahı (atı) eğerle.. seninle aşağıda buluşacağım.." der.

Ve sürpriz.. aradığı adamı bulmuştur: Chris de Burgh’tür bu adam!

"Bu adamla konuşmalıyım, ben bu yolcuyla gideceğim…
Bu adamla konuşmam gerek, evet onunla gitmem gerek.."


There is something in his eyes, something in his hands,
I can almost smell his revenge,
"And it’s me that he’s after, it will be disaster,
This man is gonna take me to the very end.."


And they were never seen again!

Gözlerinde bir şeyler var, ellerinde bir şeyler. Adeta kokusunu alıyorum adamın intikamının. Ve peşinde olduğu adam BENİM.. Ooh, bu bir felaket olacak…

(İntikam almak istediği adam ve esrarengiz yolcu) bardan çıkarlar ve bir daha kimse o ikisini görmez…

Şarkının finalinde saksofonla gitarın karşılıklı düeti, esrarengiz yolcuyla adamımız arasındaki hesaplaşmayı mı anlatmaktadır yoksa? Kimbilir...

 

Video Galeri

CONTACT US
E.MAIL

This is where you need to be

INTERNET aleminin
EN KLAS radyosu

Çocukluk ve gençlik anılarınıza doğru nostaljik bir müzik yolculuğuna hazırlanın

http://nostaljininsesi.co.uk

Nostalji / Yaşam