Çocukluğumuzun Kahramanları VI - Sihirbazlar Kralı MANDRAKE

Superman karakteri ortaya çıkmadan epey önce pelerinli ve özel yeteneklere sahip bir çizgi-roman kahramanı Amerikan gazetelerinde görünmeye başlamıştı. Lee Falk daha 19 yaşındayken 1924 yılında Sihirbaz Mandrake karakterini yarattı

Superman karakteri ortaya çıkmadan epey önce pelerinli ve özel yeteneklere sahip bir çizgi-roman kahramanı Amerikan gazetelerinde görünmeye başlamıştı. Lee Falk daha 19 yaşındayken 1924 yılında Sihirbaz Mandrake karakterini yarattı ama çekmeden çıkarmak için on yıl bekledi. 1934 yılında Mandrake gazetelerde bant olarak yayınlanmaya başlamadan önce, Lee Falk ticari kaygılar nedeniyle kendi ressamlığına güvenemediğinden, Phil Davis adlı ressamla çalışmaya başladı.

Sonraları Mandrake o kadar sevilecektir ki, yayıncılar Lee Falk’a “Hadi bize bir karakter daha yarat..” diyerek 1936’da Kızılmaske karakterini yarattıracaklardır. (Kızılmaske, The Phantom ise, bir maske takarak asıl kimliğini gizleyen bir karakter olarak Batman’den önce gelir)

Mandrake süper bir sihirbazdır. Briyantinli saçları ve badem bıyıkları, Rudolph Valentino ile Adolf Hitler arası gıcık bir tip vermiştir ona ama karizması müthiştir.

İriyarı zenci arkadaşı Abdullah (ki galiba Afrika’da bir ülkenin prensiydi. Eh tabii, koskoca Mandrake bir zenciyle takılacaksa, zencinin asil olması lazım bir şekilde..) bazen kafasında fesi ve leopar kürkü kostümüyle bazen de modern kıyafetler giyerek Mandrake’ye eşlik eder.

Xanadu adlı bir villada yaşayan kahramanlarımıza (ki burası yolu tuzaklarla dolu, dağlık ve kayalık bir mevkide kurulu muhteşem bir yerdir) iki kadın eşlik eder: Narda ve Karma. Narda, Cocgaigne adlı minik bir Avrupa ülkesinin (Monako gibi düşünün) prensesi asil bir beyaz olup, Mandrake’nin uzatmalı sevgilisidir. Zenci bir hatun olan Karma ise Abdullah’ın manitasıdır. Xanadu’da aile ortamına benzer hoş bir ortam vardır ve ahlaka mugayir görüntü ve sahneler yer almaz ama biz okuyucular da neyin ne olduğunu biliriz yani…

Kahramanımız Mandrake, sihir gücü ve hipnotik yeteneklerini kullanarak hem uzayda hem dünyada; kah doğaüstü varlıklarla kah gerçek dünyaya ait kötü insanlarla mücadele eder. Çok zeki ve akıllıdır da. Aklının yetmediği yerde ise Kristal Küp yardımıyla (bazı maceralarda bu Kristal Küre olur) Sihirbazlık Akademisi’ndeki hocası Theron’la telepatik bağlantıya geçip taktik ve tavsiye aldığı da olur. Dünyada yalnızca iki tane olan bu kristal küplerin (ya da kürelerin) birisi Mandrake’nin evinde Xanadu’da, diğeri ise Theron’un ofisinde Sihirbazlık Akademisi’ndedir.

Mandrake’nin iki ezeli düşmanı vardır ki, bunlar dönüp dönüp Mandrake’den intikam almak veya dünyanın başına bela olmak için maceralarda görünürler:

Bunlardan ilki Kobra’dır ki, Sihirbazlık Akademisinde Theron’un asistanıyken kristal küpleri çalmaya yeltenmiş ve akademiden kovulmuştur. Yüzü asitle yandığı için de metalik bir maske takar ve kukuletalı bir kostüm giyerek dolaşır. Ondan her türlü kötülük beklenir. (Kobra’nın öyküsünün anlatıldığı macerada, Mandrake’nin Derek adlı bir de ikiz kardeşi olduğunu öğreniriz.. Ama bu kardeş nerdedir, sonra ona ne olmuştur, bilinmez..)

İkinci ezeli düşman ise, dünyadaki en gizli ve tehlikeli mafya örgütü olan Sekiz çetesidir. Sekiz mafya babasından oluşan bu gizli örgüt, liderleri Octon’un (ki bu da Latince 8 demektir) başkanlığında, sekiz rakkamı şeklinde bir masada buluşur ve dünyayı mahvetmek için planlar geliştirir durur.

Sekiz çetesi melanet peşindeyken, iyi adamlar da boş durur mu? Onlar da Inter-Intel adında uluslararası bir gizli polis teşkilatı oluşturmuşlardır. Inter-Intel’in şefi kimdir, onu kimse bilmez. Bir robot aracılığıyla konuşur bu gizli şef. (Maceralardan birinde gizli şef Mandrake’ye kimliğini açıklar: O da ne? Meğer Mandrake’nin Xanadu’daki aşçısı Hojo değil miymiş bu?) Şef, yardımcısı Jed aracılığıyla (pipo içen, kır saçlı ve keçi sakallı, Sean Connery tipinde bir adamdır bu Jed) bazen Mandrake’den yardım ister veya görüşüne başvurur.

Mandrake çizi-romanında görülen iki detay karakteri daha tanıtalım hemen:

Hojo: Mandrake’nin Japon aşçısı. (Ayrıca Inter-Intel’in gizli şefi, ama bunu kimse bilmiyor, sakın çaktırmayın) Dokuz dil bilir, judo ve karatede karakuşak sahibidir.

Magnon: Galaksimizin imparatoru. Dünya gezegeni henüz çok geri olduğu için bu sır dünyalılara açıklanmaz (sadece Mandrake ve Narda bilir) ama galaksimizin bir imparatoru vardır, o da iyi kalpli yiğit savaşçı Magnon’dur.. Galaksinin merkezindeki gezegeninde oturur. Başı sıkışırsa o da Mandrake’den yardım ister.

Şimdi Mandrake’den öğrendiğim bir numara göstereceğim size.. Dikkatle bakın buraya:

ABRAKADABRA! Hoooooop! Yazı bitti…

Video Galeri

CONTACT US
E.MAIL

This is where you need to be

INTERNET aleminin
EN KLAS radyosu

Çocukluk ve gençlik anılarınıza doğru nostaljik bir müzik yolculuğuna hazırlanın

http://nostaljininsesi.co.uk

Nostalji / Yaşam