İhanete uğramışlığın şarkısı: Ferdi Tayfur - Sen de mi Leyla

Filmin final sahnesi ise çok çarpıcıdır. Güngör Bayrak'ın başka bir erkeği seçmiş olmasından öte, seçtiği erkeğin Ferdi Tayfur'un can düşmanı esas kötü adam olması, trajedinin doruk noktasıdır

Hayatta en sevdiği ve güvendiği kişinin ihanetine uğramış olmak ne acıdır! Böyle bir duruma muhatap olan iki kişiden biri Sezar'dır.

"Sen de mi Brütüs?" lafı, "Benim için küçük bir adım ama insanlık için dev bir sıçrama.." lafından daha meşhur olmuştur.
(Altyazı geçiyorum: Tu quoque, Brutus, fili mi?
Ve "That's one small step for man, one giant leap for mankind.")

Bir de Adana'nın bağrından yetişen Anadolu çocuğu Ferdi Tayfur vardır ki, o da benzer bir durumda kalmış ve "Sen de mi Leyla?" diye feryat etmiştir.
(Hayır, hayır! Ferdi Tayfur aya gitmedi. Sevdiği kişinin ihanetine uğramak babında söylüyorum yahu. Azıcık dikkatli okuyun çok rica ederim.)

* * *

Efendim, kıyaslama yapmak gibi olmasın. Ben Orhan Gencebay'ın filmlerini Ferdi Tayfur'un filmlerinden daha çok beğenirdim. Orhan abimiz filmlerinde sosyal meselelere parmak basar, bazen ince sinematografik trikler çekerdi.

Ferdi abimiz ise, imkansız aşkları anlatan donuk bir romantizmi kendi şarkılarına uzatmalı klip şeklinde uydurururdu. Buna da film denirdi.

1982 yılında Ferdi Tayfur, o zamana kadarki filmlerini gölgede bırakacak bir film yaptı, başrolü Güngör Bayrak'la oynadı.


Ferdi Tayfur - Sen de mi Leyla (1982)

Bütün Ferdi Tayfur filmlerini izlediğimi söyleyemem. Ama benim seyrettiğim Ferdi Tayfur filmlerinde, esas kız da (genellikle Necla Nazır) esas oğlan da (tabii ki Ferdi Tayfur) birbirlerini severler. Ama başka birileri araya girer, sevenleri ayırır.

'Sen de mi Leyla' filminde ise durum bundan daha farklıydı, konu daha gerçekçiydi: Esas kız (Güngör Bayrak) Ferdi Tayfur'a ihanet ediyor ve başka bir adama (Yalçın Gülhan) gönül rızasıyla kaçıyordu.

(Güngör Bayrak o zamanlar neydi birader? Erkekçe dergisine verdiği pozlar hala dün gibi aklımda...)

Filmin final sahnesi ise çok çarpıcıdır. Güngör Bayrak'ın başka bir erkeği seçmiş olmasından öte, seçtiği erkeğin Ferdi Tayfur'un can düşmanı esas kötü adam olması, trajedinin doruk noktasıdır.

Neticede adamımız Ferdi, vakarını korumasını bilecek ve bu çifti kendi hallerine bırakıp yoluna gidecektir. Tabii ki ihanetin acısını kalbine gömerek.. ve hıncını alamamış olmanın ezikliğiyle...

Kadının ihanetiyle karşılaşmamış bir erkek, hayatı ve kadınları henüz tanıma fırsatını bulamamış erkektir. Bu lafıma mim koyun!

İhanet sizin de başınıza geldiğinde en iyisi bunu hiç bilmemek, görmemek midir? Yoksa bunu göğüsleyecek cesareti ve gücü gösterebilmek midir?

Eğer olgunluğa giden yol acı çekmekten geçiyorsa, kaç ihanet yaşamamız gerek olgun bir insan olmadan önce?

Gün gelir hayat sizden bu soruların cevabını isterse hazırlıksız yakalanmayın!

Bunu düşünme fırsatını bize veren Ferdi Tayfur'a teşekkür edelim...


  Yüzüme bakacak yüzün kalmamış
  Doğru bir kelime sözün kalmamış
  Aklını fikrini yalan bürümüş
  Sen de mi Leyla? Sen de mi Leyla?

  Güzel gözlerini hırs mı bürümüş?
  Sen de mi Leyla? Sen de mi Leyla?

  Karaya ak denilir mi?
  Amaya bak denilir mi?
  Sevene bırak denilir mi?
  Sen de mi Leyla?
  Haksızlık edene isyan ederdin
  "İnsanlık bu değil, bu değil" derdin
  Sonunda darbeyi kendin indirdin
  Sen de mi Leyla? Sen de mi Leyla?

  Soldurdun içimde ilkbaharları
  Düşünmez olmuşsun hiç yarınları
  Arayıp gerçeği bulamadın mı?
  Sen de mi Leyla? Sen de mi Leyla?

  Arayıp doğruyu bulamadın mı?
  Sen de mi Leyla? Vefasız Leyla...

 

Video Galeri

CONTACT US
E.MAIL

This is where you need to be

INTERNET aleminin
EN KLAS radyosu

Çocukluk ve gençlik anılarınıza doğru nostaljik bir müzik yolculuğuna hazırlanın

http://nostaljininsesi.co.uk

Nostalji / Yaşam